Cavit Çağlar: “ÜLKEM İÇİN HER TÜRLÜ FEDAKARLIĞI YAPARIM”

CNN Türk’de Hakan Çelik ile Hafta Sonu programının konuğu olan Devlet eski Bakanı ve Nergis Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cavit Çağlar, ülke gündemiyle ilgili önemli mesajlar verdi.

3 dönem milletvekilliği ve 3 dönem de bakanlık yapan Çağlar, Hakan Çelik’in sorularına samimi cevaplar verdi. Zamanı gelinci siyaseti bıraktığını ve köşesine çekildiğini vurgulayan Çağlar, “Bir dönemde yasaklara karşı geldik rahmetli Süleyman Demirel’in peşine düştük, seçimlere girdik. Zamanı geldi, bıraktık köşemize çekildik. Siyaset acımasız bir kurum. Hizmet ister. Hizmetin karşılığını, her zaman bulamazsınız, bazen bulabilirsiniz. İster istemez kendinize rakipler çıkarıyorsunuz. İster istemez fikirlerinizin uyuşmadığı toplumlar oluyor. Biz zamanın getirdiği şekilde iyi hizmetler ettiğimize inanıyorum. Şu anda bıraktık o işleri artık köşemize çekildik ama bazı olaylar var ki Türk halkı duygusaldır özverilidir. Sizi yaptığınız iyi bir şeyde de bağrınıza basabilir” diye konuştu.

Çağlar, ‘Siyaseten bir teklif gelse olumlu bakar mısınız?’ sorusunu da, “O defteri şu anda kapattım. O defter kapalı ama siyasette şu var. Ülkenin bize ihtiyacı olursa , bu sadece siyaset değil herhangi bir fedakarlık içinde oluyorsunuz. Benim devlet anlayışım, ülkem için her türlü fedakarlığı yapmaya karakterim ona müsait. Bazı şeylerde bırakamıyorsunuz. Devletimiz, Türkiyemiz mevzu olunca onun bir yerden içine giriyorsunuz. Yeter ki bu ülke halkı refahını bulsun, demokrasisini yaşasın, sıkıntılar görmesin. Siyaset gelip parlamentoda görev yapmak değil, gelip bakan olmak değil” şeklinde yanıt verdi.

Türkiye -Rusya ilişkileri normalleşme sürecine de değinen Çağar, Rusya’nın milli günü olan 4 Kasım’da Kremlin Sarayı’nda Rusya Devlet Başkanı Putin’den aldığı nişanı hatırlatarak, “Hürriyet gazetesinden Murat Yetkin bu konuyu bana sora benim bir dahlim yok dedim. Ama İbrahim Kalın beyle görüştüğünü söyledi. İbrahim Kalın ne söylüyorsa doğrudur dedim ve olayı kapadım. Bu işin bir reklamı olmaz bu bir görevdir. Benim devlet anlayışımda yapılan görevin daima kendi içimizde kalması lazım. Sayın, Putin bana bu nişanı vermeseydi beni kimse konuşturamazdı” dedi.

RUSYA SÜRECİ

Çağlar, Rusya ile ilişkilerin düzelme sürecini şöyle anlattı:

“Ben uçak düşüşünün Türkiye’ye büyük zarar verdiğini gördüm. Genel Kurmay Başkanımızla eskiye dayanan dostluğumuz var. Sayın komutanla bu işin bir şekilde barışa gitmesi gerektiğini konuşurken, ben de hallederiz bu konuyu dedim. Cumhurbaşkanımızın bir emri olursa bu konularda her zaman Rusya’da ve dünyada belirli dostlarımız var, devreye girilir, gerekli girişimlerde bulunulur dedim. Moskova ve diğer Türk devletlerdeki üst düzeydeki yöneticilerin çoğu ile dostluğumuz ve eski hukukumuz var. Cumhurbaşkanımızla bir görüşmemiz oldu. İki tane konuda hassasiyeti vardı. Kendileri ‘biz hata yapmadık özür dilemeyiz, tazminat vermeyiz, bunların dışında Rusya bizim komşumuz eski müttefikimiz. Bu olayı bir yerde kapatabiliriz’ diye konuştuk.

Konuyu şuraya getirmek istiyorum. Bu olay oldu. Ama Rusya’yla bizim turizm olsun, diğer konularda olsun bir çok konuda ilişkilerimiz var. Doğalgaz alıyoruz, petrol alıyoruz. Bu ilişkilerin pat diye bir yerde kesilmesi söz konusu değil. Ekonomik olarak vurur, siyaseten sıkıntıya sokar. Zaten şu anda dünyada iki tane büyük güç var ABD ve Rusya. Bu dengeleri iyi kurmak lazım. Burada benim sayın cumharbaşkanına, bazı girişimlerim olabileceğimi, söyledim o da ‘ama biz hiç bir zaman özür dileyen taraf olamayız bu şartlar içinde gidip görüşebilirsin’ dedi.

Buradaki hadise şuydu. Bizim liderimiz Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Putin özveride bulunmasaydı bu barış olmazdı. Biz arada içişleri bakanlıklarının bürokrasinin yapması gereken işi onlara bırakmadan ben ve Rusya tarafından arkadaşlarımız yaptık. İsimsiz insanlarız biz. Ben kendime bir pay çıkartmam. Baktım bir davet geldi. 7 kişiye verildi Devlet Nişanı, biri de bendim. Bu süreçte Rusya’ya 3 ay içinde defalarca gittik geldik. Siyaseti bıraktıktan sonra ilişkilerimi bırakmadım oradaki dostlarımla. İlk gidişimizde Gümrük’te sıkıntı çıkardılar, ters davrandılar ama ben çok üzerinde durmadım. Bu konuda hiç ümitsizliğe kapılmadım. Benim hayatımda olumsuzluk yoktur. Hep iyi düşünürüm. İnsanların iyiliğini düşünürüm. Geleceğe hep iyi gözle bakmak isterim. Siyasete de, iş hayatında da daima başarıya odaklanarak, hareket ettim. Bir an başarısızlığı düşünürseniz başarılı olamazsınız. Burada defalarca gelip giderek olumsuzluğu kırdık. Bizler duygusal insanlarız. Ruslar da duygusal, iyi, mert insanlar. Soçi’de sayın cumhurbaşkanımız ve Putin’in görüşmesinde bir söz söylendi. Şu andaki ilişkiler eski düzeye geldi dediler. Bu çok önemli. Bütün o kırgınlıklar gitti.”

“ERDOĞAN VE PUTİN BÜTÜN OYUNLARI BOZDU”

“Burada Rusya tarafı da uçak düşürme olayının bir tuzak olduğunu gördü. Büyükelçileri suikaste kurban gitti. Türkiye-Rusya ilişkilerini sabote eden bir çok unsur var. Birebir bilemeyiz. FETÖ organizasyonu diyen olabilir, diğer devletlerin organizasyonu olabilir. Çünkü ortadoğuya hep şekil verilmek isteniyor. Kürtler devletini kurmak istiyorlardı, ABD’nin desteği almışlardı ama Türkiye Merkezi Irak Hükümeti ve Rusya ile biraraya gelince, Barzani’nin elinde patladı. Türkiye’nin kararlı tutumu önemli burada. Sayın Cumhurbaşkanımız Erdoğan, tarihin akışını değiştirdi. Burada Sayın Cumhurbaşkanımız masanın içinde oyun kurucu pozisyonunda. Ortadoğu kaynıyor. İki tane müstesna büyük lider var. Sayın Cumhurbaşkanımız Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Putin. İki lider de dünya barışı için uğraşıyor. Akan kanı durdurmaya uğraşıyor. ABD ortada yok. Bana göre şu anda iki tane dev lider var. Erdoğan ve Putin. Bu iki liderin başarısı Türkiye’yi bölünmekten şu anda kurtardı. Putin ve Erdoğan bütün oyunu bozdular burada.”

ARTIK AB TABULARI YIKMALI”

‘Rusya, Türkiye’yi NATO’dan koparmak ister Türkiye elini kolunu Rusya’ya kaptırır iddialarına da katılmadığını vurgulayan Çağlar, “Niye biz ayrılalım NATO’dan? Ne yaptık ki biz? 50 küsür yıldır NATO’dayız. NATO’nun en büyük gücü biziz, niye çıkalım? Kaç yıldır AB kapısında bekliyoruz ayıptır günahtır yaptıkları. Niye almıyorlar? Biz Türkiye olarak sözümüzü tutan insanlarız, Avrupalılardan ne farkımız var? Türkiye almış başını gidiyor. Tayyip bey bazen çok sert çıkıyor ama az bile yapıyor bunlara. Siyasi partiler milli meselelerde birleşmeli. Biz zamanında bir hata yaptık. üniversiteye kapalı kızlarımızın girmesini engelledik. Bu konuda yanlış yapmışız. Başı örtülü anneler kışlaya giremezdi Bunlar yanlış. Artık bazı tabular yıkıldı. AB’nin de tabuları yıkması lazımdı. Türkiye’nin Rusya’yla yakınlaşmış olması Türkiye’nin ABD’ye, NATO’ya ve AB’ye sırtını dönmesi anlamına gelmiyor. Bunları birlikte götürmek mümkün” dedi.

“TÜRKİYE RUSYA’YA DAHA ÇOK GÜVENMELİ”…

Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkilerin bundan sonra daha da iyi olacağına inandığının altını çizen Çağlar şöyle devam etti:

“Rusya’da 20-25 yıl öncesine giden dostluklarım var. Güven ve dostluk. Nazarvayev de burada devreye girdi ve kritik bir rol oynadı. Kendisi iyi bir Türk dostudur. Putin’in de, benim de iyi dostumdur. Ben Rusya ile dostluğumuzun çok daha iyi olacak inancındayım. Türkiye Rusya’ya eskisinden daha çok güvenmek zorunda, çünkü onlar Türkiye’ye çok güveniyor. Sayın Cumhurbaşkanımıza güveniyorlar. Çok iyi ilişkilerimiz var. Rahmetli Atatürk, ilk ekonomi hamlesini başlatırken Ruslardan aldığı destekle tekstil fabrikası kurmuş, alüminyum fabrikası kurmuş. Benim tanıdığım Rus halkı Türk halkı ile kardeş gibi yakındır. Amerikalılar bize uzak. 15 Temmuz gecesinde ABD gelişmeleri yakinen takip etmektedir diye televizyonlarda alt yazı geçiyor. Sabah ise olaylar kontrol altına alınınca yine alt yazı ‘ABD seçilmiş hükümetlerin yanındadır’.

Bu nasıl bir şey? ABD hala bizden 1 Mart tezkeresinin intikamını almaya çalışıyor. Yok böyle bir şey. En güzel diyalog kurulacak insan bizim sayın cumhurbaşkanımız. ABD isterse bizimle irtibat kurulabilir. Biz Kore’de şehitler vermişiz. En sadık müttefik biziz. Hiçbir zaman Amerikalıları satmadık. Ama aynı şeyi onlar için söyleyemem. Biz hep sadık kaldık, hala sadığız. Yetkililerimiz sabırlı insanlar. Türkiye’nin S 400 füzelerini tercih etmesi Türkiye’ye belli açılardan bedel ödetmeye kalkabilirler mi diye söyleniyor. Dünya eski dünya değil. Herkes kendi yerini bulur. İç işlerimize karışacak halleri yok. Bıraksınlar da Türkiye’yi Cumhurbaşkanımız, Başbakanımız, hükümetimiz yönetsin. Bizi baskı altına almaya kalkmasınlar. Türkiye kendi kararlarını kendi verecek.”

“SİLAHLARI GÖMÜN”

Türkiye’deki terör olaylarının bitmesi için her kesime büyük görevler düştüğünü hatırlatan Çağlar, şunları söyledi: “Türkiye’de 26 tane etnik grup var. İstiklal Savaşı’nda beraber mücadele ettik. Artık neyi paylaşamıyorlar. Meclise girebiliyor, bakan olabiliyor. Burası bizim vatanımız. Burasını parçalatmak, bölmek yanlış şeyler. O yörede yaşayan kardeşlerimizin devlete sığınması lazım. Adam öldürerek, emniyet güçlerine suikast yapılarak bir yerlere varılamaz. Burada yapılacak tek şey silahların gömülmesi. Silahla bir yere varılamaz. Şu an dünya şartları beraber yaşamamızı emrediyor. Bu konunun bir an önce çözülmesi lazım. Diğer devletin gizli servisleri teröre imkan tanıyor. Para veriyor, silah veriyor. Dış güçler Türkiye’nin güvenmesine engel olma çabasında. ABD, PYD’ye silah veriyor, o da gidip PKK’ya veriyor. Anlaşılır tarafı yok.

Sayın Cumhurbaşkanımız her şeye vakıf bir insan çok güçlü, kendisini iyi yetiştirmiş bir insan. Kendisine de hep destek veren kadroları var. Tekrar oturulup görüşülmekte yarar var. Ama devlet oturmayacak. Devlet oturmaz ki. Bu konuda herkesin rol alması lazım. Doğu ve Güneydoğu’da çok arkadaşımız var. İşadamı arkadaşımız var, siyasetçi arkadaşımız var. Herkes elini taşın altına koyup devletin yanında olması lazım. Başta yörenin milletvekilleri, önde gelen insanları ülkemizin bölünmez bütünlüğü için gerekli katkıyı vermek zorunda. Bir adım atılması lazım. Kandile verilecek cevap, silahları gömün. Artık silahın zamanı geçti. Sorunlar parlamentoda çözülsün, sözleri kesilmiyor ki.”

“TÜRKİYE İLE DİYALOG KURSUNLAR”

Reza Zarrab davası ile ilgili olarak da, konuşan Çağlar, “Aklı selimin galip geleceğine inanıyorum. Türkiye’nin sıkıştırmak yanlış olur. Ben büyüğüm, ben şuyum, dünyada bu yok. Türkiye bu konuda ne yapmış. Esas yapılaması gereken ABD Türkiye’yi dost ve müttefik olarak görüyorsa FETÖ’yü versin. Ama zor şu ana kadar cevap bile verilmiyor. Hep kuşkuluyum ben ABD’ye karşı. Çünkü kazık yedim onlardan. Daima kendilerine göre hesap yapıyorlar. Ama Türkiye her zaman ABD’nin müttefikidir. Şahıslara uğraşmayı bırakacaklar. Türkiye ile eskisi olduğu gibi diyalog kurarlarsa çok güzel olur” diye konuştu.
Olay gazetesi

Paylaş

Yorum yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Do NOT follow this link or you will be banned from the site!